Japonca ve Korece öğreneceğim diyenlerin mutlaka bakmasını istiyorum. Her yabancı dilin elbette zor yanları var ama bunların kendi içlerindeki kaosunu görünce kaçmaya başlayacaksın. Baştan uyarayım, o iki dili anlamak zordur ve öğrenmeye ilerledikçe o dili kullanan içerikleri sevmemeye başlayacaksın.
Bu arada, bu iki hafta iki yazı gelmeyebilir. Gelirse o gün kendini şanslı hissedin. Bu iki hafta okullar tatil ve benim bazı işlerim var. Onları da zamanı gelince duyuracağım.
Yazıldığı Gibi Okunma Hilesi
Hey, bu başlık fazlasıyla hakaret. Biliyorum, bu iki dilin ana laneti yazıldığı gibi okunuyor diye pazarlanır ama o çizgileri öğrenene kadar İngilizceyi çözerdin. Ciddiyim, o abuk-sabuk çizilmiş alfabelere harcayacağın zamana değmez. E lahana turşusu sende bir alfabe çizdin ya. Tamam be, benim alfabemde aynı terhane.
Japonca’da 4000 Kanji öğrenmek istiyor musun? Ciddi ciddi soruyorum. Ve bu Kanjilerin en az 3 farklı okunuşu var. Sana kolay gelsin. Korece en azından alfabesi konusunda merhametli ama o çizimleri karıştırmamak mümkün değil. Yine de mümkün o dil değil mi?
Japonca Kolay Mı?
Tamam, kolay. En azından Çince’den dememi bekliyorsun. Avcunu yala. En azından Çincede ton nanesi var ama ondaki basitlik logografiğin bir okunuşu var. Japonca lanet olasıca 4 farklı yazımı var. Sebebi ne? Tamamen keyfî başka amacı yok; okuyana, öğrenene ve bilene tamamen işkence üzerine kurulu bir dildir.
Bir alfabeyi yapan sadece biz bilelim, gençlerimiz bile bize sövsün diye yapılmış. Artık Japon gençleri bile Kanji yükünü çekmek istemiyor. Sana anime dünyasıyla basitmiş gibi gösterip seni oraya çektirip zamanını kaybettirme üzerine kuruludur.
Teknik borcun dil karşılığı Japonca diyebilirim. 生 kelimesinin üzerinden gideyim. Bunun tek okunuşunu bekliyorsun, bir dilde mantık odur. En azından kötü Fransızca’da bile La ve Lo olayını çaktığında onu beynin otomatikman o şekilde okurken, 生 bu kelimenin en az 5 okunuşu var. Bağlama ve kelimenin yanındaki Kanji’ye göre çekimleniyor. Bu ne ya?
Merakını gidereyim, 生 işaretinin okunuşları;
- Sei, Sho, İkiru, Umareru, Nama, Haeru vb. Alın size kaotik dil.
Bir sorun daha var, Japonca’da küfür meselesi. Onların küfüre ihtiyaçları yok, dilleri yeterince küfür gibi çalışıyor. Hem kaotik hem de aşırı zordur. Bir Japonca cümle yazmak için o 4 harf belasının yükünü alman lazım. Değmeyecek, çünkü Japonya’nın piyasası iyi değil.
Korece Bilmecesi
He, geldim az maruz kaldığım ama sevemediğim bir dil. Korece alfabesi güzel, onların alfabesi ile derdim yok. Derdim Batchim terhanesi. O dursun ondan önce neden sesli harfi sürekli Arapça gibi yerini değiştiriyoruz. Bir de lego gibi eklediğinde oturtacaksın. Bu Türkler için yeterince kaotik iken, Avrupalılar için tam bir kabus.
Batchim bir önceki kelimeyi tekrar okumak. Meselâ, Atta demek için bu sistemi bilmen gerekiyor. Bu sistemi öğrenmek ve kurgulamak çok basit sanıyorsun. Bunlara ek olarak L muhabbeti var. Korece’de iki tane L varmış. Biri Türkçe’deki gibi diğeri aksanlısı. Yahu neden böyle maceralara atlıyorsun. Düzgünce bir sistem koysanda rahat etsem. Yok illa bir gıcıklık çıkartacaklar.
Korece’nin teknik sorunu şu. İnsanlara saygıda kusur etmemek. Bir kaç kelime değişince tamam. Yahu, Türkçe bile bu kadar oynak değil. Ana dilim zor değil, sadece mantığını çözmen gerek. Onu aşınca leblebi gibi konuşuyorsun. Ki zaten Kore’liler İngilizce bildiği için uğraşmana değmeyecektir.
Uğraşmaya Değer Mi?
İki dili masaya yatırdım. Eğer ergen bir bebe olsaydım. Korece en doğru yatırım olurdu. En azından o dili öğrenince, Korece-Türkçe dil çevirisi yapardım. Fakat AI gerçeği ile değerlendirdiğim zaman artık her AI senden-benden iyi çeviriyor. Ve artık neredeyse %80 oranında doğruluk payı var. %20 içinde kendini yakmaya değmez.
Açıkası şimdiki aklımla genç olsaydım. Gider İngilizce+Fransızca kasar. Oturur o dilde içerikler yapar, onlara yaranırdım dememi mi bekliyorsun? Bu da yanlış bir bağlamdır. Doğru bağlamım şu, Türkçemi kasar ve Türk dil aileleri ile zaman kaybederdim. En azından diğer dost ailelerin dertlerini anlardım.
Bitirirken
Bir dil öğrenmeden önce, mutlaka pazar araştırması yap. O dil kolay mı diye araştırma yapma. Her dilin içinde “teknik borç” var. İster sev, ister söv. Tüm gerçek budur.