Açıkçası bugünden itibaren kafama ne zaman eserse o zaman yazacağım. Bugün yazmak, anlatmak ve içimdeki fırtınaları dökmek istiyorum. Belki bir sonraki yazı ne zaman gelir? İnan onu ben de bilmiyorum.
Sosyal medya tutturmuş, bilmiyorum demeyi yasak etmişler gibi herkes bir yere koşuyor. Hey, bir durun la. Bu kadar tantana ne? Az soluklanıver. Ben de derdimi yakıvereyim.
Oyunculuk
O yaşlardaki kendimi çekiştirmeden başlarsam, klasik blog içeriği gibi kokacak. Iy, şimdiden eski defterin kokusu geldi burnuma. O dönemlerde sokakta bağıra-çağıra şarkı söylüyordum. Gerçi yazarken o kadar da kötü gelmedi burnuma. İyi şeyler de yapıvermişim. Ben niye bu kadar dağıldım ya? Ben ne diyordum? Oyunculuk üzerine bıdı-bıdı edecektim.
Açıkçası, yeniden 18 olsam. Oyunculuğu tercih ederdim. O bildiğin PC oyunculuğu falan da değil. O fantezi değil, o alanında geleceği var mı? İnan bilmiyorum ve bilmekte istemiyorum. Televizyondaki dizilerde oynayan, insanlar gerçi onlar benim gözümde uzaylılar gibidir. O insanlar gibi dizilerde rol kesmek isterim. Hatta yazdığım hikâyeler onlar gibiydi. Konu genelde yoktu, sadece rol kesecek bir karakter arıyordum. Oradakiler kurban idi, benim hevesimden.
Oyunculuğu öğrenmesini isterdim. O insanlar gibi oynayacak idi. Bir dakika, bir dakika. Sen “engelli değil misin?”, eee ne olmuş? Bedensel engellimin olması da beni caydıramazsın ki? Gerçi bir dizi de bile rol kessem bana kâfi. O diziyi seçme şansım varsa, o dizi izlediğim dizi olan Taşacak Bu Deniz falan ancak olur. Gerçi o da hâyâl be, Ayhan.
Yine de o dizi sonrası, Teşkilat dizisinde de rol kesebilirim. Yok yok, olmaz. Olamaz, olmayacak. Beklentiye girmiyorsun, sadece hâyâl kuruyorsun. O kadarcık, kabullendim ben. Yok, yok, kabul edemiyorum. Edemeyeceğim de.
Müzisyenlik
Bana bak yarım akıllı 18 yaşındaki bebek beyinli. Otur o çöp oyun geliştirmeye sakın batma. Girersen, girmesi kolay ama çıkması tam bir dipsiz kuyudur. Girme, girme güzelim. Girme! Girme diyorum, laftan anlasana.
Müzisyenlik, ses yok falan diyeceksin. Bana ne? Sanki, şimdiki uşaklarda ses olsa, yok işte. Basıyorlar autotune nanesini şarkıcıyım diye geziyorlar. Konserlerinde gerçek sesleri çıkmasında diye, papağan gibi ağzını oynatıyorlar. Elinde mikrofon mu yok, o zaman git LMMS veya ne bileyim lan ben, araştır öğren. Tamam, sakin ol. Öfkelenme yok, ya bundan bir cacık olmaz.
Ağlayacaksan da ağla. Ağlamada demeyeceğim, çünkü aman ağzımın tadı kaçmasın Ali Rıza Bey. Dememi de beklemeyiver. Şimdi, müzisyenliği öğrenince çevrendeki insanlara mutlaka dikkat et. Ayağını kaydırmakla birlikte seninde kafanı bir güzel çorba yaparlar. Onu da afiyetle içiverirler. Sen de sap gibi kalırsın ortada.
Oyun Yapmayıver
Tamam, üstte az yalvardım ama senin laftan anlaman için, alt başlıktan ele almam lazım. Adam olmanı da gram beklemiyorum. Tek beklentim var, şu lanete olasıca alana bulaşmayıver. Ha biliyorum, hâyâllerin var. Fakat o zamanlar ki benliğini bitirecek. Onu da biliyorum. Geleceği olmayacağını görmeyeceksin. Herkese anlatacaksın, bak ciğerini deşerler. Deşmekle kalmayacaklar ve gram para kazanamayacaksın. Hatta daha da acısı, PC bozulduğunda, PC al diye sevdiklerine yalvarmaya başlayacaksın. Yüzsüzleşeceksin ve insanlarla konuşamayacaksın. Etme, ettirme. Şaşırma şaşma.
Oyun yapacağım diye inat mı edeceksin hâlâ? Şunu bil, hiç kimse senin dostun değil. Piyasa hem içeriden hem dışarıdan düşmanı çeker. Sen teksin, kendi saçından ve aklından sorumlusun. Günün birinde, pişman olacaksın. Ve o gün geldiğinde, bataklığa düşeceksin. Her seferinde bir şeyleri silerken ve duvarları yıkarken bulacaksın. Üzgünüm, gerçek bu kadar acınası.
Olay oyun motoru, çizim, hikâye falan da değil. Olay, şu. Çok beklentiye girip kendini yıpratacaksın. Bir zaman gelecek 2 yılda 2 - 3 saatte yaptığın proje seni egale edecek ve büyük projelere girmeye korkacaksın, yapma.
Bitirirken
O son olaya gireceksin biliyorum ama yine de kendine dikkat et olur mu? Eski beni seviyorum. O ben, şu anki benin çekirdeğidir.