Oyun Geliştirme İşi Zordur

Piyasayı bilmiyorsan ve çevrende kafanı karıştıran insanlardan bıktıysan; sana doğru ve gerçekleri söyleyen insanlara ihtiyacın varsa bu yazı tam senliktir.

Erken Erişim Saçmalığı

2010’larda oyun dünyası en azından dürüstlerdi. En azından oyunları tam anlamıyla oynanabilir veya bitirilebilirdi. Şimdi ki oyunların kendisi tam bir kumar olduğunu söylemek zorundayım.

Oyunları yapan firmaların hepsi bitmemiş-bozuk çöplükler satıyorlar. Bir de utanmadan 60$ gibi bir fiyat çekiyorlar. Sonra, sattıklarında oyunu güncellemelerle v1.00’a getiriyorlar ama oyun sürümü vx.xx oluyor. Tabii diğer rakipleri sağlam çıkarsa; o firmaların tutuştuğunu görürsün. O zaman daha çok fazla saçma-sapan hatalara da imza atacaklardır. Bunların sistemlerindeki her oyun böyle ise bir de bağımsız oyun dünyasına bakın, orası da bunları aratmadığı kesin.

Early Access duvarı ile bunlarla tanışıyorsun. Bu elemanlar oyunlarını tam bitiremeden, yarım-yamalak yayınlıyorlar. O oyunu alanlarla deniyorlar. Beğenirlerse, o oyunun geliştirilmesini sağlıyorlar dememi bekleme. İnsanlar bir oyunun çöp olup olmadığını 30 metre ilerisinden anlıyor. Erken erişim yazısını gören insanlar şunu acı bir şekilde öğrendiler. Bu oyun beni dolandıracak mı? Bu cümleyi kurdukları için, bitmemiş oyunlar yerine eski senelerde çıkan daha stabil oyunlara yanaşıyorlar. Bu yüzden, geliştiriciler işiniz çok zor.

Sıcak Para (Live-Action)

Eskilerde bir oyunu aldın diyeyim. O oyunda en fazla DLC’si yani indirilebilir içeriği olurdu. Onu almasan bile o oyunu sonuna kadar oynar-bitirebilirdin. Şimdi? Bir oyunu aldın, o oyunun sadece ana hikâyesini bitirebiliyorsun, o da şanslı isen. O satın aldığın oyunun ana içerikleri ve akla gelen her şeyi satmaya başladılar.

Bunlar dışında; ücretsiz oyun buldun ve indirdin. Onu kendi hızında oynamak istedin, ona izin vermiyorum, maalesef dercesine seni rehin tutuyor. Bir nevi, seni işçi gibi oyun oynatıyorlar. İnsanların FOMO korkusunu köküne kadar kullanıyorlar. İşleri bitince; onları köşeye savurarak atıyorlar. Bu işte canlı para metodudur. Ya para verirsin ya da zamanını. Para verirsen, oyunu oynamadan bitirirsin ama o oyunun her noktasını bilmeyerek kendini kandırırsın. Bilemiyorum, sanki piyasa çöplüğe doğru koşarcasına ilerliyor gibi. Tabii o oyun bitiyorsa.

AAA Kültürü & Indie Dünyası

AAA oyun kültürü ile geliştirici olacaksan, bırak bu işi daha iyi olur. Bu alanda seni saniyesinde yerler ve sonuna kadar emeğini sömürüp-işin bittiğinde köşeye atılacaksın. Grafikler 4K, kocaman dünya, içi boş içeriklerin olduğu bir kültürdür diyebilirim. Bunların kültüründe doğru düzgün oyuna denk gelirsen, çok şanslı olman gerekiyor. Bunların oyunlarında oyun aslında teknik gösteriden başka bir şey değil.

Geleyim madalyonun diğerine, bağımsızlara. ALLAH kurtarsın kardeşim hepimizi. Bu geminin yolcusuyuz, hepimiz. Açıkçası, bu alanda bağımsız oyun yapmak kolay ama asıl olay cebinde paran yoksa, seni o gruptakiler bile eziyor. Kimisi bilgisiyle; kimisi cahilliyle. Seni sonuçta ezecek, hepsi. Oyun yaptım dediğin an, senin oyununu göklere falan çıkarmayacak. Genellikle çiziminle başlar, oyun motorun Unity değilse ondan da nasibini alırsın. Türkçe ise ana dilini destekledin diye ezilirsin. Hikâye yazdıysan, bu ne biçim senaryo olmuş, *** daha iyisini yapardı diye herkes düşman kesilir, sana. Sebepleri şu; yol gösterdiğini sanıp seni AAA‘larla kıyaslarlar. Sende oturup harcadığın zamana ağlarsın.

Platform Bağımlılığı

Oyunlarını yayınladığın platformların hemen hemen hepsi yurt dışı kanunlarına tabiidir. Bunu bilmiyorsan, oyun yapmamalısın. O ülkelerin kanunlarına uymak zorundalar. Bu kanunları senin oyunun onların ülkelerine uymazsa; silebilirler. Senin savunmanı sağlayacak bir sorumlu olduğunu da sanmıyorum. Bu ciddi sorunu pas geçmek istemedim. Bu soruna ek olarak, bu sistemlerin API’lerini yeni nesil olacak diye keyfi sistemleri bozabilirler ve sende ona paşa paşa uyacaksın, artık.

Bu iki dert dışında, bir diğeri artık kullanılan kütüphanelerin senin oyun motorunun desteklemesi gerekiyor. Bu da o oyun motorunu yazan adamın derdi olacak. Bu derdi çözene kadar, diğer rakiplerin sana fark atacak. Senin oyun motorun bunu çözdüğünde ve sen o yeni kodları eklemen gerekiyorsa, sana bol sabırlar dilerim. İyi ki ben bu işi para için yapmıyorum, akıl işi değil. Bu yüzden, o platformları kullanın ama arada bir platformun geliştirici portalına mutlaka göz atın derim.

AI “Yaratıcılık”

Yapay zeka şu an iyi bir kod yazabiliyor; çizim yapabiliyor; senaryo ve mantık kurabiliyor ama %100 kaliteli değil, bunların bağlam sınırı var. Bu sınırı aştığın an saçmalamaları da garantilenmiş oluyor. Bu sistemleri kullanarak para kazan diyen bir arkadaşın varsa; ondan arkana bakmadan kaçsan iyi edersin. Sonra baskı yaparak, kafanı karıştırarak ve aklını sulandırıp oyun yapayım dersen, sinir sistemini bozmuş olursun.

Yapay zeka kullanma demiyorum, gerekirse projenin iyiliği için en dostun olabilir. Buna projeni anlat sana yol göstersin. Hatta fikirlerini tartışabilirsin, sonuçta bu icatlar bu işler için üretilmiştir ama işin içine sokmamalısın. Daha o işler için çok erkendir. Tabii, bazı basit amelelikler için elbette kullan ama %100’ünü ona emanet etmemelisin.

Bitirirken

Bugün oyun geliştirme üzerine dertlerimi, bildiklerimi kaleme aldım. Sende düşüncelerini yorum kısmına yazabilirsin.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir