SSG Tutmayacak

Bugün bir şeyler karalayacağım diye düşünürken ortaya böyle bir içerik yazarken buldum kendimi. Bugünün konusu geliştiricilerin ağızlarında sakız olan SSG yani Statik Site Generator sistemlerinin asla tutmayacağını gerçeğini konuşacağım. Bu yazıyı yazarken piyasa ve insanların davranışsal gerçeklerini de atlamamaya gayret edeceğim.

Terminal Gerçeği & Bağımlılık Cehennemi

Dürüst olayım, Linux sevmeyenlerin büyük kısmının ana sebebi terminal büyüsü dışındaki hiç kimsenin zerre umurumlarında bile değiller. O kitlenin bile sabrı gün geçtikçe azalmaya başlayacaklardır. İçerik yazıp sonra siteyi derlemek zaman kaybedici olacak. Bu terminaller sürekli güvenli gibi duran ama günün birinde site sahibi şunu fark edecek, “bu sisteme emek harcayacağıma WordPress veya hazır iyi php sistemle daha iyi yere geldiğini görecek” ve sonra o sistemi taşımak zorunda kalacak. Tabii; taşıma konusunda parası, kodlama dil bilgisi veya AI sistemleri kullanma konusunda tecrübesi varsa taşıyabilir. Yoksa o projede ölü projeler mezarına yeni dostlar kazandıracaktır.

Bir diğer mesele bununla bağımlıdır, bu meseleyi kimse sevmez. Bir zamanlar Linux dünyasının canına okuyan ve o sistemi kullanan herkes en az 1 kere o gerçekle çarpışınca; “ben neden bunu kurdum ya?” diye sitem ettirme seviyesine getiren bağımlılık cehennemi var. Bunun asıl adı depency hell‘dir, amacı paketlerin uyumsuzluğunu çözmeni istemesidir. Python, GO nispeten az günah keçisidir ama Javascript’inki dipsiz kuyudur. Kuyuya düşenlere sabır versin. Zira Windows’ta bela olduğunu dair dedikodular aldım. Şahsen bu yüzden bu sistemleri kurmayacak kişi sayısı da nispeten az değildir.

Elimizde Admin Paneli & Uygulama Yoklar

Admin Paneli Örneği

Bu sitenin bile admin paneli var. Bu sistemi her ne kadar AI’ler kodlamış bile olsa? Ya SSG’lerde, onlarda durum sandığından daha acınasıdır. Admin paneli sistemi olmadığı gibi, kendilerini kullanmak için sadece PC bağımlılığı bulunuyor. O bile yetersiz gelmiyorsa; sağlam bir sunucu satın alman gerek. Para istiyor ve bu sistemlere para yakmamak gerek. Bu sistemlerin hepsinde kafa şu; içerikleri bir .md editöründe yazacaksın. Sonra deploy edip git ile yada kullanmadan sunucuya postalayacaksın. Bu yüzden, normnal insanların asla iplemeyeceği bir diğer gerçek. Ha bir admin paneli için Netlify’ın 3. parti çözümü var ama o bile yetersiz gelecektir. Bu sistemlere güvenebilecek geliştirici var ama genel kitle için ölüdür.

Hadi panelin yok, yahu bir mobil veya WPA uygulaması da yazın. O bile mi fazla? Her sitenin sistemleri farklı olunca; bu sistemin yürütülemez olduğunu kendileri de biliyor ama işlerine gelmiyor. Panelsiz bir sistem ölüdür, insanlar başkasının bilgisayarında yada kendi mobilinde PC istasyonu kuramayacağı için; bu sistem kökten yanıyor. Üzgünüm ama ancak çocuk kandırırsın geliştirici kardeşim diyerek bu kısmı da bitiriyorum.

Sadece Hızlı ve Özelleştirme Gerisi(!)

Bu sistemleri sevenlerin en büyük kozu, sadece bu kozu var. Bu kozu da çöpe atacağım. Çünkü bir site sahibi için hızdan önce ciddi bir derdi vardır. Sürdürülebilirlik, kolay kurulum/kullanılabilirlik/güncelleme, SEO ayarları, dinamik sistemleri vb. gibi özelliklere ihtiyacı var. Bu sistemlerin hiçbirisi yoksa o kişi bununla uğraşmayacak ve gidecek, kolay olanları seçer.

Dinamik ve SEO için deli gibi kodlama yazması gerekiyor. Bu kişilerin kodlama dili bildiğini bile düşünmüyorum. Onlar için en öncelikli şey; eklentili veya içinde gömülü olan sistemlerde kurulu olması gereken altın standartlardır, SEO, OG vb. gibi sistemler. Yorum ve dinamik sistemlerin alayı 3. parti sistemlerle çözülüyor. Şahsen, o firmalara güvenmeyecek çok kişi tanıyorum. Maalesef bende onlardan birisiyim.

Yazı Yazma Cehennemi & 3. Parti Gerçekleri

Açıkçası insanlar içerik yazmak için PC zorunluluğu demiştim ama daha detayına inmek istiyorum. İnsanlar içeriklerini yazarken aynı gün yayınlamayabilir, zamanlamak isteyebilir. Gerçi benim sistemde yok, dürüst olayım ihtiyacım da yok. Fakat büyük veya tek kişilik site sahiplerinin en büyük ihtiyacı var. O kişi bazen gezmeye gidebilir yada uzak bir şehire bile gidebilir. O adamın derdi şu, ben bu içerik bugün yazsam; o günler geldiğinde otomatikmen yayınlanmalı olacaktır. Onu sunamıyorsan, SSG ölüdür ve balondur.

Şimdi bir önceki 3. parti çözümlerinin bir diğer konusunu da yazmak istiyorum. Bu sistemlerin hemen-hemen hepsinin Free Tier kısımları bulunuyor. Bu kısımları geçtiğinde faturana $ kuru ile saplayacaktır. Bu saplamak mecazen falan değil, gerçekçi bir gerçek bilgidir. Kimisi kullanım, kimisi alan başına saplayacağı için; tam büyüyecek iken, ya para ödeyeceksin, paşa paşa ya da söve söve klasik sistemlere döneceksin. Başka çözümü yok.

Bitirirken

Açıkçası bu kadar gömmek istemez idim, ben kurtulmayı başaranlardanım. Kaçın-kurtarın kendinizi. Ben WordPress‘e geçtim.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir